Akşam yemeğinde gözlerini hızlı hızlı kırpan, televizyon izlerken burnunu sık sık kıpırdatan, ödev yaparken boğazını tekrar tekrar temizleyen bir çocuk… Ailelerin çoğu bu hareketleri önce bir alışkanlık sanır ve "yapma" diye uyarır; çocuk bir süre durdurabilir ama hareket kısa süre sonra yeniden başlar. Bu tekrarlayan hareket ve seslere tik denir. Tikler çocuğun kontrolünde değildir; bir hapşırığı bir süre tutmaya benzer şekilde kısa süre bastırılabilir ama sonunda ortaya çıkar.
Bu sayfada tiklerin türlerini, ne zaman geçici ne zaman süreğen sayıldığını, tiklere eşlik edebilen durumları, ailelerin ve öğretmenlerin nasıl davranması gerektiğini ve tedavi seçeneklerini bulacaksınız.
Tiklerin türleri
| Tür | Basit örnekler | Karmaşık örnekler |
|---|---|---|
| Hareket tikleri | Göz kırpma, yüz buruşturma, omuz silkme, baş sallama | Zıplama, belirli nesnelere dokunma, bir hareketi belli bir sırayla yapma |
| Ses tikleri | Boğaz temizleme, burun çekme, öksürme, homurdanma | Kelime ya da hece tekrarlama, duyduğu sözcükleri yineleme |
Pek çok çocuk, tikten hemen önce o bölgede bir kaşıntı, gerginlik ya da "yapmam gerekiyor" hissi tarif eder; hareket ya da ses ortaya çıktıktan sonra bu baskı bir süreliğine dağılır. Bu önsezi, özellikle davranışsal tedavide önemli bir araçtır.
Geçici tik mi, süreğen tik mi, Tourette mi?
- Geçici tik bozukluğu: Tiklerin bir yıldan kısa sürmesi. Çocuklarda en sık görülen biçimdir ve çoğu zaman kendiliğinden azalır.
- Süreğen hareket ya da ses tik bozukluğu: Yalnızca hareket ya da yalnızca ses tiklerinin bir yıldan uzun sürmesi.
- Tourette sendromu: Birden fazla hareket tikiyle birlikte en az bir ses tikinin bir yıldan uzun süre bulunması. Halk arasında küfürlü konuşmayla özdeşleştirilse de bu belirti Tourette'li çocukların yalnızca küçük bir kısmında görülür.
Seyir nasıldır?
Tikler genellikle beş ile yedi yaş arasında, çoğu zaman göz kırpma gibi yüz tikleriyle başlar. Zamanla bazı tikler kaybolur, yerini başkaları alabilir; tiklerin yeri, sıklığı ve şiddeti dalgalanır. Belirtiler çoğu zaman on-on iki yaş civarında en yoğun döneme ulaşır, ergenlik ilerledikçe pek çok çocukta belirgin biçimde azalır. Stres, heyecan, yorgunluk, uykusuzluk ve hastalık dönemlerinde tikler artabilir; çocuk bir işe yoğun biçimde odaklandığında, örneğin müzik çalarken ya da spor yaparken, azalabilir.
Eşlik eden durumlar
Tik bozukluğu olan çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite, takıntılı düşünceler ve ritüeller, kaygı ve öfke kontrolü güçlükleri sık görülür. Çoğu zaman çocuğun günlük hayatını tiklerden çok bu eşlik eden durumlar zorlar. Bu nedenle değerlendirmede tiklerin yanında dikkat, takıntılar, ruh hâli ve okul uyumu da ayrıntılı olarak ele alınır.
Evde ve okulda neler fark edilir?
Evde tikler çoğu zaman çocuğun kendini rahat hissettiği akşam saatlerinde, televizyon ya da tablet karşısında daha belirgin olur. Okulda bazı çocuklar tiklerini gün boyu bastırmaya çalışır ve bu çaba dikkatlerini dağıtır; eve döndüklerinde ise tikler "boşalır". Ses tikleri sınıfta öğretmen tarafından dersi bölme ya da şaka yapma olarak algılanabilir; bu da çocuğun haksız yere uyarılmasına ve arkadaşları arasında alay konusu olmasına yol açabilir.
Okul için öneriler
Öğretmenin tiklerin çocuğun kontrolünde olmadığını bilmesi, en etkili ilk adımdır. Ses tikleri nedeniyle çocuğu sınıf önünde uyarmamak, gerektiğinde kısa bir mola için sınıftan çıkmasına izin vermek, sınavlarda ayrı ve sessiz bir ortam sağlamak ve sınıf içinde alay edilmesini önlemek önemlidir. Ailenin ve çocuğun onayıyla, sınıfa yaşa uygun kısa bir bilgilendirme yapmak çoğu zaman merakı ve alayı azaltır.
Bir aile hikâyesi
Sekiz yaşındaki bir çocukta önce göz kırpma, birkaç ay sonra omuz silkme ve boğaz temizleme başlamış. Ailesi her seferinde "yapma" diye uyardıkça tikler artmış; çocuk akşamları kendi kendine "neden duramıyorum" diye ağlamaya başlamış. Değerlendirmede süreğen tik bozukluğu ve buna eşlik eden hafif düzeyde dikkat eksikliği saptanır. Aileye tiklerin çocuğun iradesinde olmadığı anlatılır, uyarılar bırakılır ve öğretmenle görüşülür. Çocukla tik odaklı davranışsal çalışmalara başlanır; boğaz temizleme geldiğinde burundan yavaş nefes alma gibi rakip bir hareket öğretilir. Birkaç ay içinde tiklerin sıklığı azalır, daha da önemlisi çocuk tikleri yüzünden kendini suçlamayı bırakır.
Değerlendirme günü neler olur?
- Tiklerin ne zaman başladığı, hangi bölgelerde görüldüğü, sıklığı ve şiddeti ayrıntılı olarak konuşulur; ailenin çektiği kısa video kayıtları çok yardımcıdır.
- Çocukla görüşülür; tiklerden önce hissettiği duyumlar ve tiklerin onu ne kadar rahatsız ettiği sorulur.
- Dikkat eksikliği, takıntılar, kaygı ve öfke nöbetleri açısından değerlendirme yapılır.
- Gerekirse nöroloji ile birlikte, tiklere benzeyen diğer hareket bozuklukları ayırt edilir.
- Tiklerin okul ve sosyal hayata etkisi değerlendirilir.
Destek planı
Bilgilendirme ve bekleme: Hafif ve çocuğu rahatsız etmeyen tiklerde çoğu zaman yalnızca aileyi ve okulu bilgilendirmek ve izlemek yeterlidir.
Tik odaklı davranışsal terapi: Çocuk, tikten önceki önseziyi fark etmeyi ve tik geldiğinde onunla aynı anda yapılamayacak, dışarıdan fark edilmeyen bir "rakip hareket" kullanmayı öğrenir. Bu yöntem, tiklerin sıklığını ve şiddetini azaltmada etkilidir.
İlaç tedavisi: Tikler ağırsa, ağrıya ya da yaralanmaya yol açıyorsa veya okul ve sosyal hayatı belirgin biçimde bozuyorsa ilaç tedavisi düşünülebilir.
Eşlik eden durumların tedavisi: Dikkat eksikliği, takıntılar ya da kaygı varsa bunların tedavisi çoğu zaman tiklerin çocuğun hayatındaki etkisini de azaltır.
Evde yapabilecekleriniz
- Tiklere dikkat çekmeyin, "yapma", "dur" gibi uyarılardan kaçının; tikleri bastırmaya zorlamak gerginliği ve tikleri artırır.
- Uyku düzenine ve günlük rutinlere özen gösterin.
- Stresli dönemleri fark edin ve çocuğunuzla bu dönemlerin nasıl kolaylaştırılabileceğini konuşun.
- Çocuğunuzun ilgi alanlarını ve güçlü yanlarını destekleyin; özgüven, tiklerin etkisini hafifletir.
- Kardeşlerin ve akrabaların tikleri taklit etmemesi ya da alay etmemesi için onları bilgilendirin.
Ne zaman beklememeli?
- Tikler boyunda, sırtta ya da gözlerde ağrıya veya yaralanmaya yol açıyorsa
- Çocuk alay ya da zorbalık nedeniyle okula gitmek istemiyorsa
- Tikler birkaç gün içinde çok ani ve yoğun biçimde başladıysa
- Tiklere ağır takıntılar, öfke nöbetleri ya da çökkünlük eşlik ediyorsa
Aileler soruyor
Tikler çocuğumun ileride hayatını etkiler mi?
Tik bozukluğu olan çocukların çoğunda belirtiler ergenlikle birlikte belirgin biçimde azalır. Bir kısmında hafif tikler sürse de çoğu, eğitim ve iş hayatını sorunsuz sürdürür.
Tikleri durdurmasını istemeli miyim?
Hayır. Tikleri bastırmak kısa süreliğine mümkün olsa da yorucudur ve çoğu zaman ardından daha yoğun bir artışa yol açar. Bunun yerine çocuğunuz isterse, terapide öğrendiği rakip hareketleri kullanmasını nazikçe hatırlatabilirsiniz; karar ve kontrol çocukta kalmalıdır.
Ekran kullanımı tikleri artırır mı?
Uzun süre ekran karşısında kalmak, uyku düzenini bozarak ve heyecanı artırarak bazı çocuklarda tikleri belirginleştirebilir. Akşam saatlerinde ekran süresini sınırlamak yararlıdır.
Tourette sendromu olan çocuklar küfürlü konuşur mu?
Hayır, çoğu konuşmaz. Bu belirti Tourette'li çocukların yalnızca küçük bir bölümünde görülür. Tourette sendromu çoğunlukla hareket tikleri ve basit ses tikleriyle seyreder.