İçeriğe geç
Çocuk Psikiyatrisiçocuk ve ergen ruh sağlığı Randevu

Terapiler

Çocuk ve ergenlerde kabul ve kararlılık terapisi

Kabul ve kararlılık terapisi (ACT), çocuğun ve gencin zorlayıcı düşünce ve duygularla savaşmak yerine onlara yer açmasını, kendisi için önemli olan şeyleri keşfetmesini ve korku ya da üzüntü varken bile o yönde adım atabilmesini hedefleyen bir terapi yaklaşımıdır.

Kısaca

ACT özellikle ergenlerde; süreğen kaygı, mükemmeliyetçilik, kronik bedensel hastalıklarla yaşama, ağrı, depresyon ve "hissetmemek için kaçma" döngülerinde kullanılır. Küçük yaşlarda benzetmeler, hikâyeler ve oyunlarla uyarlanır. Amaç duyguları yok etmek değil, duyguların yönetmediği bir hayat kurmaktır.

"Kaygılanmamaya çalışıyorum ama ne kadar uğraşırsam o kadar kötü oluyor." "Sınavda kusursuz olmazsam hiçbir şeyin anlamı yok." "Hastalığım yüzünden arkadaşlarım gibi yaşayamıyorum, o yüzden hiçbir şey yapmak istemiyorum." Ergenlik çağındaki gençlerden sık duyduğumuz bu cümleler, zor duygularla verilen yorucu bir mücadeleyi anlatır. Kabul ve kararlılık terapisi, bu mücadelenin kendisini ele alan bir yaklaşımdır: Duyguları bastırmaya, düşünceleri susturmaya çalışmak yerine onlarla birlikte yaşamayı ve hayatta gerçekten önemsenen şeylere yönelmeyi öğretir.

Bu sayfada ACT'nin çocuk ve ergenlerde nasıl uygulandığını, hangi durumlarda tercih edildiğini, seanslarda neler yapıldığını ve ailenin bu süreçteki rolünü bulacaksınız.

Temel fikir: kumdaki çırpınma

ACT'de sık kullanılan bir benzetme, bataklığa düşen birinin durumudur. Batmamak için çırpındıkça daha çok batar; oysa sakinleşip vücudunu yüzeye yaydığında batma yavaşlar ve kıyıya doğru ilerleyebilir. Zor duygular da buna benzer: Kaygıyı, üzüntüyü ya da utancı yok etmeye çalıştıkça bu duygular daha çok yer kaplar. ACT, çocuğa ve gence bu duygulara yer açmayı, onları fark etmeyi ve buna rağmen değer verdiği şeyler için hareket etmeyi öğretir.

Hangi durumlarda tercih edilir?

ACT, tanıdan bağımsız biçimde, gencin zor iç deneyimlerle kurduğu ilişkiyi değiştirmeye odaklanır. Bu nedenle bilişsel davranışçı terapi gibi diğer yöntemlerle birlikte de kullanılabilir.

Yaşa göre uyarlama

YaşUyarlama
7–11 yaşHikâyeler, kuklalar, çizimler; "düşünce balonları", "endişe canavarı" gibi somut imgeler; ebeveynin yoğun katılımı
12–15 yaşBenzetmeler, kısa farkındalık oyunları, değer kartları; okul ve arkadaşlık örnekleri üzerinden çalışma
16–18 yaşYetişkin ACT'ye yakın, konuşma temelli seanslar; gelecek planları, kimlik ve özerklik konuları

Seanslarda neler yapılır?

Düşüncelerle mesafe kurmak: Genç, "ben başarısızım" düşüncesini bir gerçek olarak değil, zihninin söylediği bir cümle olarak görmeyi öğrenir. Örneğin düşünceyi bir kâğıda yazıp önce yüzüne tutar, sonra kâğıdı kucağına koyar; düşünce hâlâ oradadır ama artık görüşünü kapatmaz.

Şimdiki ana dönmek: Kısa farkındalık oyunlarıyla, örneğin bir kuru üzümü tüm duyularıyla incelemek ya da beş şey görmek, dört şey duymak gibi alıştırmalarla dikkatini şu ana getirmeyi öğrenir.

Duygulara yer açmak: Kaygıyı bir dalga gibi izlemeyi, bedenin neresinde hissettiğini fark etmeyi ve ona "hoş geldin, biraz kalabilirsin" diyebilmeyi dener.

Değerleri keşfetmek: Arkadaşlık, aile, öğrenmek, merak, yaratıcılık, cesaret gibi değerlerden hangilerinin kendisi için önemli olduğunu bulur. Değer kartları ya da "hayatının pusulası" çizimleri bu keşfi kolaylaştırır.

Kararlı adımlar: Değerleri doğrultusunda küçük ve somut adımlar belirler: kaygı olsa da okul tiyatrosuna katılmak, hastalığına rağmen arkadaşlarıyla kısa bir gezi planlamak gibi.

Kronik hastalıklarla yaşayan gençler

Kronik bir bedensel hastalıkla büyüyen gençler, ilaç saatleri, tahliller, kısıtlamalar ve "neden ben" sorularıyla yaşar. Bazıları hastalığını görmezden gelerek tedaviyi aksatır, bazıları ise hastalığı yüzünden hayatın büyük bölümünden çekilir. ACT, gencin hastalıkla ilgili zor duygularını inkâr etmeden, hastalığa rağmen ve hastalıkla birlikte anlamlı bir hayat kurmasına yardım eder. Bu yaklaşımın tedaviye uyumu ve yaşam kalitesini artırdığı bilinmektedir. Çalışmalar çocuk hekimi ve ilgili uzmanlarla iş birliği içinde yürütülür.

Mükemmeliyetçilik ve sınav kaygısı

"Ya mükemmel olacak ya hiç" düşüncesi, özellikle başarılı öğrencilerde sık görülür ve zamanla ertelemeye, tükenmişliğe ve kaygıya yol açar. ACT'de genç, hata yapma korkusunu yok etmeye çalışmak yerine, bu korkuyu taşıyarak da çalışabileceğini ve öğrenmeyi neden önemsediğini yeniden keşfeder. Notların ötesinde "nasıl bir öğrenci olmak istiyorum?" sorusu, çalışma motivasyonunu dışarıdan beklentilerden kendi değerlerine taşır.

Ekranlar ve kaçış

Gençlerin bir kısmı zor duygulardan uzaklaşmak için saatlerce telefonda vakit geçirir, oyunlara ya da dizilere gömülür. Bu durum kısa vadede rahatlatıcıdır; ama ödevler, arkadaşlıklar ve uyku gibi önem verdikleri alanlar zamanla geri planda kalır. ACT'de ekranı yasaklamak yerine gencin kendisiyle birlikte bir soru sorulur: "Şu an ekrana yönelmem, beni önem verdiğim şeye yaklaştırıyor mu, uzaklaştırıyor mu?" Bu soru, yargılamadan seçim yapma alanı açar. Genç, sıkıntılı anlarda başka seçenekler de geliştirir: kısa bir yürüyüş, bir arkadaşla konuşmak, müzik yapmak ya da çizim gibi. Böylece ekran, zor duygulardan kaçmanın tek yolu olmaktan çıkar.

Bir örnek

On altı yaşındaki bir genç, ağır sınav kaygısı nedeniyle deneme sınavlarına girmeyi bırakmış; her sabah karın ağrısıyla uyanıyor. Önceki dönemlerde öğrendiği nefes teknikleri işe yaramayınca "hiçbir şey işe yaramıyor" diye düşünmeye başlamış. ACT çalışmalarında kaygıyı yok etmek yerine onu "yanında oturan gürültülü bir yolcu" olarak tanımlar. Değer çalışmasında asıl önemsediği şeyin doktor olmak değil, "insanlara yardım edebilmek" olduğunu fark eder. Kaygı varken bile kısa deneme sınavlarına girmek, ardından tam süreli bir denemeye girmek gibi adımlar planlanır. Kaygı tamamen geçmez; ama sınavlara girmeye ve yeniden çalışmaktan keyif almaya başlar.

Ebeveynin rolü

Ebeveynler çoğu zaman çocuklarının acı çekmesini istemedikleri için onları zor duygulardan korumaya çalışır. ACT yaklaşımı, ebeveynlere de çocuklarının duygularını düzeltmeye çalışmak yerine onlara eşlik etmeyi öğretir: "Bu çok zor, biliyorum; yine de yanındayım." Ebeveyn görüşmelerinde ailenin değerleri, çocuğun değerlerine nasıl destek olunabileceği ve ebeveynin kendi kaygılarıyla nasıl baş edebileceği de konuşulur.

Evde yapabilecekleriniz

Aileler soruyor

Kabul etmek, sorunu görmezden gelmek mi demek?

Hayır. ACT'de kabul, değiştirilemeyen duygulara karşı savaşmayı bırakmaktır. Değiştirilebilecek durumlar için ise etkin adımlar atılır.

Küçük çocuklar bu yaklaşımı anlayabilir mi?

Somut benzetmeler, oyunlar ve hikâyelerle yedi-sekiz yaşından itibaren ACT'nin temel fikirleri çocuklara aktarılabilir. Küçük yaşlarda ebeveynin katılımı daha belirleyicidir.

ACT mi, bilişsel davranışçı terapi mi daha uygun?

Bu, çocuğun ihtiyacına ve tercihlerine bağlıdır. Bazı çocuklar düşüncelerini sorgulamaktan, bazıları ise düşünceleriyle mesafe kurmaktan daha çok yararlanır. İki yaklaşım birlikte de kullanılabilir.

Kaç seans sürer?

Çoğu durumda 8–16 seanslık bir süreç planlanır; ihtiyaca göre bu süre uzayabilir. Seanslar genellikle haftalık yapılır ve aralarda gencin kendi hayatında denediği küçük adımlar bir sonraki görüşmede birlikte değerlendirilir. İlerleme, belirtilerin yanında gencin hayatına yeniden kattığı etkinliklerle de değerlendirilir.

Çocuğunuz için bir görüşme planlamak ister misiniz? İlk görüşmede sizi ve çocuğunuzu dinler, sonraki adımları birlikte belirleriz.

Ulaşım
Randevu