Bir deprem gecesi, bir trafik kazası, bir yakının ani kaybı, evde tanık olunan bir kavga ya da çocuğun bedenine ve sınırlarına yönelik bir ihlal… Çocuklar da yetişkinler gibi hayatlarını ya da güvenliklerini tehdit eden olaylar yaşayabilir. Bu olayların ardından çocukların vereceği tepkiler yaşlarına, olayın niteliğine ve en önemlisi çevrelerindeki yetişkinlerin onlara nasıl destek olduğuna göre büyük farklılık gösterir. Pek çok çocuk zamanla toparlanır; bazıları ise yaşadıklarının etkisini aylarca, hatta yıllarca taşır.
Bu sayfada çocuklarda travmaya verilen tepkilerin yaşa göre nasıl farklılaştığını, hangi durumlarda travma sonrası stres bozukluğundan söz edildiğini, ailenin rolünü ve tedavi seçeneklerini bulacaksınız.
Yaşa göre nasıl görünür?
| Dönem | Sık görülen tepkiler |
|---|---|
| Okul öncesi | Olayı oyunlarında tekrar tekrar canlandırma, ebeveyne yapışma, gece uyanmaları, altını ıslatma ya da parmak emme gibi gerileme, öfke nöbetleri |
| İlkokul | Kâbuslar, olayla ilgili tekrarlayan sorular, "benim yüzümden oldu" düşünceleri, karın ve baş ağrıları, okulda dikkat dağınıklığı, korkulan yerlerden kaçınma |
| Ergenlik | İçe kapanma, öfke ve sinirlilik, uyku bozukluğu, riskli davranışlar, alkol ya da madde kullanımı, geleceğe dair umutsuzluk, kendine zarar verme |
Oyun ve çizim: çocuğun dili
Küçük çocuklar yaşadıklarını çoğu zaman anlatamaz; bunun yerine oyunlarında tekrar ederler. Depremi yaşamış bir çocuk oyuncak evleri tekrar tekrar yıkabilir, kaza geçirmiş bir çocuk arabaları sürekli çarpıştırabilir. Bu "travma oyunları" sıradan oyunlardan farklıdır: keyifsizdir, aynı biçimde tekrarlanır ve çocuğu rahatlatmaz. Çizimlerde de benzer temalar görülebilir. Bu oyunları yasaklamak yerine fark etmek ve gerekirse uzmanla paylaşmak önemlidir; çünkü oyun aynı zamanda iyileşmenin de dilidir.
Hangi durumlarda travma sonrası stres bozukluğu düşünülür?
Olaydan sonraki ilk haftalarda görülen tepkiler çoğu zaman beklenen ve geçici tepkilerdir. Aşağıdaki belirtiler bir aydan uzun sürüyor ve çocuğun günlük yaşamını belirgin biçimde etkiliyorsa travma sonrası stres bozukluğu düşünülür:
- Olayla ilgili istemsiz anılar, kâbuslar ya da olayı yeniden yaşıyormuş gibi davranma
- Olayı hatırlatan yerlerden, kişilerden, seslerden ya da konuşmalardan kaçınma
- Sürekli tetikte olma, kolay irkilme, uyku güçlüğü, dikkat dağınıklığı
- Olumsuz duygular: korku, suçluluk, utanç, öfke; oyunlardan ve arkadaşlardan uzaklaşma
- Kazanılmış becerilerde gerileme
Evde ve okulda neler fark edilir?
Evde uykuya geçişte zorluk, yalnız yatamama, banyoya ya da tuvalete tek başına gidememe, ani ses ya da kokular karşısında donup kalma ya da ağlama sık görülür. Bazı çocuklar ise hiç tepki vermiyormuş gibi görünür ve bu durum "unuttu" diye yorumlanabilir. Okulda öğretmenler dersten kopan, kolayca öfkelenen, arkadaşlarıyla kavga eden ya da ödevlerini yapamayan bir öğrenciden söz edebilir. Travma yaşamış çocukların davranış sorunları bazen yalnızca "yaramazlık" olarak ele alınır; altta yatan korkunun fark edilmesi, yaklaşımı tamamen değiştirir.
İstismar ve ihmal durumlarında
Travmanın kaynağı çocuğun en güvenmesi gereken çevreden, örneğin aileden ya da bakım verenlerden geliyorsa, iyileşme süreci daha karmaşık hâle gelir. Bu durumlarda öncelik, çocuğun güvenliğinin sağlanması ve yasal koruma mekanizmalarının devreye girmesidir. Çocuğun anlattıklarını yargılamadan dinlemek, ona inandığınızı göstermek ve onu suçlamamak çok önemlidir. Tedavi, güvenli bir ortam sağlandıktan sonra çocuğun kendi hızında ilerler.
Ailenin rolü
Travma sonrası iyileşmede çocuğun en önemli dayanağı, kendisine güven veren yetişkinlerdir. Anne babanın sakin, öngörülebilir ve sevgi dolu tutumu, çocuğun dünyanın yeniden güvenli olabileceğine inanmasını sağlar. Ancak olay çoğu zaman aileyi de etkilemiştir; deprem, kayıp ya da kaza gibi durumlarda anne babalar da kendi travmalarıyla baş etmeye çalışır. Bu nedenle tedavide ebeveynin kendi duygularıyla ilgilenmesi de çocuğa yapılan yardımın bir parçasıdır.
Okula dönüş
Travmatik bir olayın ardından okula dönüş, çocuğun hayatının yeniden olağan akışına girmesinde önemli bir adımdır. Ancak bu dönüş bazı çocuklar için zorlayıcı olabilir: olayın okulda yaşanmış olması, arkadaşların meraklı soruları, dikkat dağınıklığı ve yorgunluk. Öğretmenin ailenin onayıyla bilgilendirilmesi, çocuğa sınıfta güvenli bir alan ve gerektiğinde kısa molalar sağlanması, ödev ve sınav yükünün geçici olarak hafifletilmesi bu geçişi kolaylaştırır. Toplu afetlerden sonra okulun tüm öğrencilere yönelik bilgilendirme yapması ve çocuklara duygularını ifade edebilecekleri etkinlikler sunması da iyileşmeyi destekler.
Değerlendirme günü neler olur?
- Anne baba ile olayın türü, çocuğun olay sırasında ve sonrasında yaşadıkları ve bugünkü belirtiler konuşulur.
- Çocukla yaşına uygun biçimde, küçük yaşlarda oyun ve çizim aracılığıyla görüşülür; olayı ayrıntılı anlatmaya zorlanmaz.
- Çocuğun güvenliği değerlendirilir; olay sürüyorsa ya da tehlike devam ediyorsa öncelikle koruma adımları planlanır.
- Uyku, okul uyumu, arkadaşlıklar ve eşlik eden kaygı ya da depresyon değerlendirilir.
- Ebeveynin kendi durumu ve destek ihtiyacı konuşulur.
Destek planı
Güvenliğin ve düzenin yeniden kurulması: Düzenli uyku ve yemek saatleri, okula dönüş, oyun ve arkadaşlarla buluşma gibi olağan rutinler, çocuğun kendini yeniden güvende hissetmesinin temelidir.
Travma odaklı bilişsel davranışçı terapi: Çocuk ve ebeveynin birlikte katıldığı, duyguları tanıma, gevşeme, travma hikâyesini kendi hızında anlatma ve "benim suçum" gibi düşünceleri yeniden değerlendirme adımlarından oluşan, etkinliği iyi bilinen bir yöntemdir.
EMDR: Okul çağındaki çocuklarda ve ergenlerde, uygun hazırlık sonrasında travmatik anıların işlenmesinde kullanılabilir.
Oyun temelli yaklaşımlar: Küçük çocuklarda, ebeveynin de dahil olduğu oyun temelli çalışmalar çocuğun duygularını ifade etmesine yardım eder.
İlaç tedavisi: Uyku bozukluğu, kaygı ya da eşlik eden depresyon belirgin olduğunda tedaviye destek olarak düşünülebilir; temel tedavi psikoterapidir.
Evde yapabilecekleriniz
- Çocuğunuza güvende olduğunu sözle ve davranışlarınızla tekrar tekrar gösterin.
- Sorduğu her şeye anlayabileceği kadar, doğru ve sade bir cevap verin; emin olmadığınız konularda tahmin yürütmek yerine "bunu ben de bilmiyorum" demekten çekinmeyin.
- Olayla ilgili haberlere ve görüntülere maruz kalmasını sınırlayın.
- Gerilemeleri cezalandırmayın; çoğu zaman geçicidir.
- Oyun, çizim ve hikâye gibi ifade yollarına alan açın.
- Kendi duygularınızı yönetmek için destek almaktan çekinmeyin.
Ne zaman beklememeli?
- Çocuğun güvenliği hâlâ tehdit altındaysa
- Kendine zarar verme ya da ölümden söz etme varsa
- Yemek yemeyi ya da konuşmayı tamamen bıraktıysa veya belirgin biçimde azalttıysa
- Bir aydan uzun süredir okula gidemiyor ya da uyuyamıyorsa
Aileler soruyor
Küçük çocuklar olayı nasılsa hatırlamaz, değil mi?
Küçük çocuklar olayı sözel olarak anlatamayabilir; ancak bedenleri ve duyguları yaşadıklarını hatırlar. Bu yüzden küçük yaştaki çocukların tepkileri de ciddiye alınmalıdır.
Olayı hiç konuşmamak daha mı iyi?
Çocuğu konuşmaya zorlamamak önemlidir; ancak konu tamamen yasaklandığında çocuk yalnız kalabilir. Çocuk sorduğunda dürüst ve sakin yanıt vermek en dengeli yaklaşımdır.
Ne kadar sürede düzelir?
Çocukların çoğu birkaç hafta ile birkaç ay içinde toparlanır. Belirtiler sürüyorsa travma odaklı terapiler genellikle birkaç ay içinde belirgin düzelme sağlar.
Benim de çok zorlandığımı çocuğum fark eder mi?
Çocuklar ebeveynlerinin duygularına çok duyarlıdır. Zorlandığınızı gizlemek yerine "ben de üzüldüm ama başa çıkıyoruz" demek ve kendiniz için destek almak, çocuğunuza da örnek olur.